Türk malı beyin pili dünyaya açılıyor Dirençli epilepsi, parkinson, alzheimer gibi hastalıklarda kullanılan beyin pilleri yurtdışına çıkıyor
ABD’de kurbağaların cinsiyetini değiştirdiği saptanan Atrazin içeren tarım ilacının 2009’da yasaklanmasına rağmen Türkiye’de hala satıldığı ortaya çıktı. İlaç, 2011 Ağustos’una kadar satılacak. ABD’nin Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, “Atrazin” aktif maddesine maruz kalan kurbağaların yüzde doksanında testosteron düzeyinin düştüğünü, üreme organlarının boyunun küçüldüğünü, sperm kalitesinin bozulduğunu, ikincil dişi cinsel özelliklerin ortaya çıktığını ortaya koydu. Kamuoyunda oldukça tartışma yaratan araştırma sonuçları üzerine bir basın açıklaması yapan ZMO (Ziraat Mühendisleri Odası), Atrazin aktif maddesi içeren tarım ilacının AB ülkelerinde 2003 yılından bu yana yasak olduğunu duyurdu. 2011’E KADAR RAFLARDA! Atrazin’in Ağustos 2009’dan bu yana Türkiye’de de yasaklı olduğunu hatırlatan ZMO Genel Başkanı Dr. Gökhan Günaydın, raf ömrü gerekçe gösterilerek, sözü edilen aktif maddenin kullanımına izin verildiğini söyledi. İlacın etiketinde belirtilen son kullanım tarihine kadar Bakanlığın izin verdiğini söyleyen Günaydın, “bu izin, söz konusu aktifin, 31.8.2011 tarihine kadar satılabilmesine olanak tanımaktadır” dedi. ZMO UYARMIŞTI Atrazin’in 1980’li yılların başından bu yana ruhsatlı olduğunu söyleyen Günaydın, “Halen jenerik ilaç konumuyla, birçok firma tarafından ticari olarak satılmaktadır. Asıl olarak mısırda geniş yapraklı bir herbisit olan atrazin aktif maddeli ilaç, horozibiği, yabani hardal, semizotu, darıcan, pıtrak, sirken gibi yabancı otlara karşı ruhsatlı durumdadır. Bunun yanında, atrazin ile ilgili bileşikler ilave edildiğinde, yukarıda bahsedilen otların yanında boş alanlar, demiryolları, rafineriler, petrol boru hatları, havaalanlarının ilaçlanmasında da sözü edilen aktif maddeyi içeren ticari markalar kullanılmaktadır. Sonuç olarak, sözü edilen aktif maddeyi içeren ve toksik etkisi yüksek olan ilaçların kullanımının çevre ve insan sağlığı üzerinde yarattığı büyük tehlikenin bilimsel araştırmalar ile ortaya konulması, odamızın yıllardır dile getirdiği sorunların öneminin altını çizer niteliktedir: Türkiye‘de bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılmasından satışına ve kullanımına kadar birçok alanda ciddi sorunlar her geçen gün varlığını artırarak sürdürmektedir” açıklamasında bulundu. Türkiye’de halen 430 aktif maddeyle 7000’den fazla ticari markanın ruhsatlı olduğunu belirten Günaydın, Zirai Mücadele Genel Müdürlüğü’nün kapatılmasıyla ruhsat alma işlemlerinin basit bürokratik süreçlere dönüştürüldüğünü söyledi. Halk sağlığı açısından büyük önem taşıyan bu konunun, ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurgulayan Günaydın, “bu durum, bitki koruma hizmetleri gibi teknik bir alanda yetersiz kamu yönetimi yapılarının güçlendirilmesi gereğine işaret ederken, halen TBMM’de görüşülmekte olan Tarım ve Gıda Bakanlığı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı ile Diyarbakır - Adana ve Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüleri kapatılmak istenilmektedir. Yapılmaya çalışılan kapatma işleminin ne denli kamu yararına aykırı olduğunu, kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz” diye konuştu. İLACI EĞİTİMİ OLMAYANLAR SATIYOR! Türkiye’de halen okuryazarlar ile ilkokul - ortaokul ve lise mezunlarının konuyla ilgili hiçbir eğitim almamış olmasına rağmen "kazanılmış hak" iddiasıyla zirai mücadele ilaçlarının satışına devam etmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Günaydın, “kamu yararına bir kazanılmış hak iddiasını hukuken çürütemeyen bir Bakanlık yapısı, bu gerçek ortada dururken, konuyla ilgili eğitim almış ziraat mühendislerine sınav uygulama telaşını sürdürmektedir. Bu konuda Odamızın Danıştay’dan aldığı yürütmenin durdurulması kararını yanlış yorumlayan Bakanlık, çağrılarımıza kulak tıkayarak, saydam olmayan bir kamu yönetimi anlayışına esir olmuş durumdadır. Nihayet, tarımsal yayım ve danışmanlık alanında atılan adımlara karşın sistemin yaygınlaşmasında görülen eksiklikler, üreticinin ilaç kullanımı yanlışlarının sürmesine neden olmaktadır. Bilinmelidir ki, doğru ilacın - doğru zamanda - doğru dozda - doğru yöntemle kullanılmaması ve hasat bekleme süresine uyulmaması durumunda, zirai mücadele ilaçlarının önemli bir bölümü toksik etkisi yüksek kimyasallardır” diye konuştu.
Daha önceki araştırmalar, geniş yapraklı ve çimenli otlarla mücadele için kullanılan bu ilacın erkek zebra balığı ve leopar kurbağalarının dişi haline gelmesine yol açtığını, ayrıca somon balığı ve bazı kertenkele türlerinde sperm kalitesini etkilediğini göstermişti. Araştırma, "Le Nouvel Observateur"
Dünyada, Avrupa dışında yaygın olarak kullanılan atrazin adlı tarım ilacının erkek kurbağaların cinsiyetini değiştirebildiği ortaya çıktı. ABD'nin Kaliforniya Üniversitesi'nden Tyrone Hayes ve ekibinin yaptığı araştırma, bu tarım ilacının erkek Afrika pençeli kurbağalarının cinsiyetinin değişmesine ve onların, sadece erkek kurbağa yumurtlayan dişiler haline gelmesine yol açtığını gösterdi. Bilim adamları, 40'ı atrazinli suda yaşayan 80 erkek kurbağa üzerinde araştırma yaptı. Atrazine maruz kalan kurbağalardan yüzde 90'ında testosteron seviyesinin düşük olduğu, üreme organlarının boyunun küçüldüğü, ikincil dişi cinsel özelliklerinin belirdiği, bu kurbağalardan yüzde 10'unun ise tamamen cinsiyet değiştirdiği, erkek kurbağalarla çiftleştiği ve yumurtladığı görüldü. Bilim adamları, 2003'te AB'de kullanımı yasaklanan atrazinin yıllardır bazı amfibyenlerin sayısının azalmasının sorumlusu olabileceğini vurguladı.
Not: Sayfalarımızda güncelleme çalışmaları yapılıyor. Kısa zamanda hizmetinizde olacağız. Şu anda yeterli hizmet veremediğimiz için... Özür dileriz...
Emekli öğretim üyesi ve Nöroteknoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Metin Tulgar 'ın geliştirdiği ve patentini aldığı beyin pilleri " Tulgar İmplant ", dirençli epilepsi, kronik depresyon, parkinson, alzheimer ve solunum yetmezliği gibi rahatsızlıkların tedavisinde uygulanıyor. Prof. Dr. Tulgar yaptığı açıklamada, beyin pillerinin, hastalık veya kaza sonucunda deformasyona uğrayıp fonksiyonunu kısmen yitiren sinirleri, yapay tedavi sinyalleriyle uyararak tekrar aktif hale getirdiğini anımsattı. Tulgar, geliştirdiği teknikle beyin pilinde arıza riskini sıfıra indirip, kullanım süresini ömür boyu uzattığını dile getirerek, geliştirdiği beyin pilinin vücut içine konulan kısımlarında hiçbir aktif elektronik devre elemanı ve pil bulunmadığını ifade etti.
Haberler Güncel Teknoloji Sanat Kültür Küçük Bilgiler Temiz Enerji İletişim İletişim HaberlerBilgi Gazetesi
Teknoloji Sanat Kültür Küçük Bilgiler Temiz Enerji Güncel